IMG_4237

Noni’ s House Ovacik, Çesme kabuk değiştirdi…

Bu hayatta en sevdiğim şeylerden biri değişmek, değişime açık olmak, yenilenmek…

FullSizeRenderNoni’ s House Ovacik, Çesme’nin doğumu, o henüz kendi halinde bir enginar tarlası iken, benim Ovacık’da satılık arsa baktığım dönemde; uzaktan görünen denizi, Sakız adasının görüntüsü ve 3 bakımsız yabani zeytin ağacı ile Ayvalık Cunda Adasındaki evimizin arazisine olan benzerliği ile benim onu kendime yakın hissedip “işte burası aradığım gibi bir yer” dediğim Nisan 2004 tarihidir…

Kararı verdikten sonra çok beklemedim ve tipik bir sabırsız Koç olarak, 11 Nisan 2004 yılında kendime 30. yaşgünü hediyesi olarak aldım bu tarlayı…

IMG_2201O günden beri Nonishouse’un bir bebek özeni ile gelişimi, elimle diktiğim fıstık çamı fidanlarım ile, paramı denkleştirip 7 dönümlük arazinin ancak yedide birine yaptırabildiğim taş duvarı ile, bir gün burayı kahvaltı bahçesi yapacağım düşüncesi ile O’nunla ve 1 çift daha arkadaşımız ile gittiğimiz bir Ayvalık seyahatinde, araba ile yolda giderken gördüğüm ve durdur arabayı sen burada bekle ben bişey bakıp geleceğim deyip yaklaşık 1.5 saat sonra tüm pazarlığı yapıp, modeli beğenip,  iki kapılı ısmarlayıp (nedenini az sonra anlayacaksınız ) yıllar önce aldığım ahşap klübesi ile, “Burada zeytinağaçları daha çok olmalı ben Ayvalık’ta zeytin ağaçlarının arasında büyüdüm” diyerek diktirdiğim zeytinağaçlarım ile, kahvaltı işi yapmaya başlayınca zorunluluktan doğan gereksinimler neticesinde her yıl yenilerini eklediğim beni yansıtan, doğal yapısını bozmayan ama diğer yandan işimizi kolaylaştıran küçük dokunuşlar ile devam ediyor. Hep söylerim benim çocuğum olmayabilir ama çocuğum gibi gördüğüm sürekli ilgi isteyen, çok sevdiğim ve gelişimini izlemekten keyif aldığım küçük bir cennetim var…


Değişim güzeldir hoştur faydalıdır hatta! Ancak dozunu çok iyi ayarlamak şartı ile… 

 

IMG_4751Terazinin kantarını kaçıracağım diye bir iki yıldır düşünüp düşünüp vazgeçtiğim bir kabuk değiştirme hikayesi  şimdi size yazdığım…

Beni daha iyi anlayabilmeniz için başa sarıp  yıllar içinde çam fidanlarımın büyüyüp geliştiği zamana dönelim mi biraz…

 

 WhatsApp Image 2017-10-25 at 13.43.32 Yıl 2007-2010 arası, bağım üzüm vermeye başlamış ben 2005 de istifa ettiğim işimden ve kurumsal hayatı bırakıp Ovacık’da kendi yaptırdığım bu küçük bağ evine yerleşmişim, İzmir Küçükyalı’daki mobilyalarıyla kiraya verdiğim evimin parası ile ihtiyaçlarımı karşıladığım bir dönemdeyim. Üstelik aldığım arsanın yakınında kendi evi olan O’na çok aşığım, gözümün önünden ayırmak istemediğim, herşeyini kontrol altında tutmak istediğim O’nunla, eş dost akraba kim varsa uzun masalar kurup yaz kış yemekler yapıp yiyoruz, hayatlarımız son derece kalabalık, koşuşturmalı, seyahatler ile taçlandırılarak keyifli bir şekilde geçiyor…

 

Çam ağaçlarım o zaman çok minnaktı.
Ne gölgesi var, ne görüntüsü
saksı çiçeğinden hallice ama bahçemin çimi o kadar yemyeşil ki kedilerim, köpeklerim, minik piknik sepetim, hasır sehpam ile müzik dinleyip kitap okurken her anımın tadını çıkarıp kafama kazıyorum “işte Hayat bu diye!…”,


Gün 24 saat ama doğanın içinde kuş sesleri içinde, huzurlu sakinlikten, bütün gün toprağa basıp negatif hiç bir enerjiye maruz kalmadan yaşamaktan dolayı,
hissettiğim şey sonsuz bir zaman dilimi içindeyim sanki…

 

WhatsApp Image 2017-10-25 at 13.43.33O günleri düşününce iyi ki de yapmışım bu çılgınlığı, verebileceğim en doğru kararmış işimden bir günde istifa edip buraya yerleşmek diyorum kendi kendime…
Zaman geçip hayat ve şartlar o sıralar hiç düşünmediğim halde Noni’ s House Ovacik, Cesme yi insanlara açık, bir kahvaltı yerine çevirme yolunda ilerleyince akışa karşı durmadan yıllar önce küçük küçük adımlarını attığım fikrime sahip çıktım. Ve yaşadığım yeri 2014 yılında bir işletmeye çevirdim…
Ablam Sema, Yeğenim Derin ve Ben kolları sıvayıp işe sarıldık. Beklentimizin çok üstünde bir ilgi ile karşılaşınca ne masa, ne sandalye ne de 2 büyük 1 küçük insanın koşuşturmaları burasını döndürmeye yetmedi. Sezon ortasında çalışacak insan bulmak Çeşme’de mümkün olmayınca yalvar yakar tüm eş dost akrabaları yardıma çağırdık hemen hemen her haftasonu ve böylece sezonu tamamlamak hayırlısıyla bize nasip oldu.
Ancak 
onca insanın ayak basmasına çimlerim bir sezonda kara kuru bir toprağa bıraktı yerini…

Çimi her akşam sulamak için masaları ve sandalyeleri taşımak ise ayrı bir sorundu. Bembeyaz ahşaptan masalarımızı ve sandalyelerimizi temizlik takıntılı ablam her gün eline aldığı bir bez ile saatlerce ciflerdi. O kadar kullan at eldiven kullan bari demelerime rağmen elleri deterjan ve kloraktan parçalanıncaya dek ovarak silerdi.

WhatsApp Image 2017-10-25 at 13.43.33(1)Bahçedeki yıllar önce aldığım küçük ahşap kulubemizi en basit haliyle wc ye çevirince; enterasan olsun diye kadınlar tuvaletine dev bir erkek posteri, erkekler tuvaletine ise yine aynı boyutta karşısındakine küçümseyen bir ifade ile bakan Rita Hayworth posterini asmıştım. Rahmi Koç’un eski nostaljik arabalar müzesindeki tuvaletlerde benzerini gördüğüm bu fikrin eğlencesini anlayan müşteriler gelip fikrimden ötürü beni kutluyorlardı… 

 WhatsApp Image 2017-10-25 at 13.43.34 Aslında o küçücük ayrıntı gibi yüzlerce ayrıntı birleşip Noni’ s House Ovacik, Cesme yi oluşturuyor…

Konumuza dönecek olursak, kahvaltımız beğenildi. Sevenlerimiz arttı. Müdavimlerimiz oldu. Herşey çok şükür yolunda gitti. Amaaaa çimler geberdi, çimler bitti, çimler yerini kötü ve çok bakımsız bir görünüme bıraktı.


Denemediğim çim çeşidi kalmayınca baktım olmuyor mücadeleyi bıraktım bende. Doğadan ve doğallıktan yanayız mağdem olmayacak bir şey için uğraşmayalım bari dedim sonunda ve gözümü alternatiflere çevirdim… Alternatif arayışlarım bu yaz başına dek sürdü. Biraz uzun sürdü kabul ediyorum.

 

WhatsApp Image 2017-10-25 at 13.43.33(2)İstiyorum ki hem gözü rahatsız etmesin, hem temiz olsun, hem ağaca çiçeğe zarar vermesin, hem masayı sandalyeyi koruyabilelim hem de çocuk veya engelli arabası rahatça yürütülebilir olsun…

 
Aklıma yıllarca gezip tozduğum Yunan Adalarındaki sokaklar gibi birşey yapmak geliyor ama gelen müşterilerimin tepkisini düşünüp korkuyorum. Yapacağımız olay hem çok basit, hem makul fiyatlı, hem de beni çok rahatsız ederse dönüşü kolay geldiği için sonunda debelenmekten vazgeçip araştırmalarımıza başladık.

Çeşme’de iş yaptırmak hem zor hem de aşırı pahalı olduğu için İzmir’den birkaç firma ile görüşüp en sonunda randevulaşıldı. Bir gün içinde gelip yaptılar. Sonuçtan ben hem görüntü hem de kullanım rahatlığı açısından çok memnun kaldım. Gerçi 6-7 cm atılan bol kumlu az çimentolu karışım bir çok yerden defolandı bir ay içinde ama onunda çaresi varmış, onardım geçti. Başına geldikçe, yaşadıkça öğreniyor insan…

WhatsApp Image 2017-10-25 at 13.43.35Şimdi her gün yıkanıyor bu gördüğünüz bahçe. Böylece hem fıstık çamlarım daha keyifli oldular hem de yere düşen zeytin, yumurta, ekmek, simit kırıntısı, kahvaltı artığı ne varsa su ile temizlenip yıkanınca gidiyor kolayca…

Önceden evimin en arka odasına kadar gelen çam ağaçlarımın incecik, diken yaprakları bu sayede bahçenin en ucunda şezlong ve dinlenme koltukları koyduğum alanda birikip güzel bir doğal görüntü veriyor bahçeye…

IMG_3040Noni’ s House Ovacik, Cesme kabuk değiştirdi derken bu yüzeysel değişimden bahsediyordum yani…


Yarın tüm fikrimi değiştirebilir yeniden çime döner evimin aynı zamanda kahvaltı yeri olmasından vazgeçebilirim. O zaman yapılacak şey attırdığım şap denilen beton örtüyü basit bir şekilde kaldırıp ince bir tabaka toprak ile çim dikmek olur…

Yunanlılar işi biliyor bence, yapılabilecek en basit ve ucuz malzeme ile, estetik bir kaç dokunuşu birleştirip
bulundukları yere uygulayıp, insanı kendilerine hayran bırakıyorlar…


Siz ne dersiniz? 

 

IMG_4237 IMG_3566 IMG_4422

  • 25-10-2017
  • Yorumlar: 2

    1. Fatma Küblü Aksoy says:

      Ancak bu kadar sıcak, samimi, gösterişsiz, yalın anlatılabilir aynı sahibi gibi, sevgili Selin 🙏💐💜 Fatma Küblü Aksoy

    2. Sinem Bayizitlioğlu says:

      Selam Selincim..!
      Sen bu yazını sosyal medyada duyurunca ben de hemen okumak istedim. Kalbinin sesini dinleyen, senin gibi cesur ve iyi yürekli insanları tanımak ve hikayelerine bir yerden dahil olmak beni hep heyecanlandırmıştır. Özündeki samimiyet ve güzel niyetler aynı tadında kalınca, değişimler her zaman çok tatlı olur.. en az bahçedeki taş fırında pişirdiğin ekmekler, tandırlar gibi :)
      Daha nice güzel hikayeler yaşaman ve hatta o cennet bağ evine gelen herkese de yaşatman dileğiyle..
      Kucak kucak sevgiler
      Sinem

    Yorum Ekle

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    *